Özgürleştin mi sen şimdi?


Özgürleştin mi sen şimdi?

Ayrıcalıklı hissetmek adına göze en hoş görünen haline bürünmek için harcadığın saatlerin birer duvar değil mi sanki?

Özgür bir insanın adımları zannettiğin yolda yürürken döndüğün her bir viraj seni türlü kaygılara gebe bırakırken, özgürlüğü nerende hissediyorsun tam olarak söyler misin?

Bana kimse tek bir laf edemez çıkışlarında bulunup da ettiğin laflar bir bir boynunu bükerken, mahcup bırakırken seni senden habersiz, girdiğin ortamlarda özgürlüğün kendisi mi sahiden seni ziyaret eden yoksa özgürlük arzusuyla ayağının takıldığı taşlar mı bu hissettiğin?

Çünkü şüphesiz ki tutman gereken yasları bir güzel saklıyor geleceğin.

Sana kapılar açacağını umduğun her şey boğazında bir kilit, Kapalı kapılara isyan olsun diye duvarlara attığın her tekmede ruhun sakat kalıyor, oysa dışarıya aksettirdiğin yalnızca çirkin bir taklit.

Sen kendini kimin hayatında ne zannediyorsun da düştün bunca özgürlüğün peşine? Kimin canını yakacağını düşündün de illaki sergilemeye giriştin bazı hareketleri, sırf kimsecikleri dert etmediğini birilerine göstermek niyetiyle...

E ne oldu şimdi?

Başkaları ne der diye çekinmeyerek yaptığın her ne varsa, ‘başkaları ne derse desin’ izlenimi yaratmak adına yapmadın mı sen?

Peki şimdi kurtulmuş mu oldun ‘başkaları’ diye etiketlediğin o kimselerden?

Ne büyük ağırlıkmış yahu şu özgürlük… Hissetmek adına ne derin zindanlar yarattın sen hayatının içinden, Bir kafesten sıyrılmaya çalışırken kendini binbir çeşit başka hangi kafeslere kapattın... Göremiyor musun sahiden?

Çıkmaya yeltendiğinde çarparsın elbet kolunu bacağını, İşte o zaman anlarsın esaretin en büyüğünü, çarpıtılmış özgürlük arayışıyla kendi kendine yaşattığını…

Senin bu bahsettiğin özgürlük değil gibi sanki… Karıştırmışsın sen.

Yani sen şimdi diyorsun ki hiçbir davranışımdan kimsenin canı sıkılmasın, sıkılsa dahi bundan benim haberim olmasın, Aman efendim benim tadım hiç mi hiç kaçmasın…

Sonra da arıyorsun kurtulmanın yolunu, özgürlük telaşıyla kırdığın kalplerin sende yarattığı vicdan azabından sıyrılmanın, Bulduğun o muhteşem çözüm de özgürlük adına keseceğin bin bir çeşit ahkamların…

Ama bilmezsin ki senin özgür dünyanda bir başkasının kalp kırığı fay hattı yaratır, sen o dünyada ister istemez sarsılırsın.

O pek özgür dünyanda çok şenlikli danslar çıkıverir ortaya, adımların karışır, miden bulanır. Karıştırma sen sarhoşluğun cesur vurdumduymazlığıyla özgürlüğü. İkisi birbirinden çokça farklı şeyler efendim.

Attığın adımların sorumluluğunu da peşi sıra yükler omuzlarına özgürlüğün. Taşıyabilirsen ne ala…

Ama özgürlüğün adına çıktığın yolu, bir gezgin misali ancak sana yettiği kadar ağırlığı sırtına takıp da yürüyüp geçmeyi umma…

  • Grey Twitter Icon