İlişkiye Başlama Sürecinde Neler Yaşıyoruz? 1-Reddedilme Korkusu


"Ya reddedilirsem?"

"Mükemmel olmalıyım ki bana hayır diyemesin."

"Önce o arasın."

"Hevesimi ve isteğimi belli edersem küçük düşerim."

"Çok fedakar olayım ki benim ne kadar iyi biri olduğumu anlasın."

"Hep en olmayacak kişilere aşık oluyorum."

Eğer bir ilişkiye başlarken yukarıdakilere benzer düşüncelere kapılıyorsanız, reddedilmeye karşı hassas bir yapıda olduğunuzu söyleyebiliriz.

Bazılarımız, yalnızca romantik ilişkilerde değil, günlük hayatta yaşayabilecekleri her türlü reddedilme ihtimaline karşı daha tetiktedir.

Bazılarımız reddedilmenin ardından kendisine yüklediği kırıcı ve yıkıcı sıfatlarla baş başa kalır.

Bazılarımız reddedilmenin bütünüyle küçük düşürücü bir deneyim olduğuna inanır ve bu reddedilişin herkesin aklında yer edeceğinden emindir.

Peki, kimi insanlar herhangi bir reddedilme deneyiminin ardından bunu kolaylıkla atlatabiliyorken, kimilerinin reddedilmeyi hayatın sonu olarak görmesinin ve reddedilme ihtimalinin olduğu her türlü durumdan koşarak uzaklaşmasının sebepleri neler olabilir?

İlk olarak reddedilmeye yüklediğimiz anlamları incelemekte fayda var.

  • Reddedilmeyi bir başarısızlık olarak görüyor olabiliriz.

  • İçten içe bir yetersizlik duygumuz olabilir ve her reddedilme anında bu yetersizliğimizi kanıtladığımız hissine kapılabiliriz.

  • Reddedilmenin ardından herkes tarafından "sevilmeyen", "istenmeyen" bir kişi olarak algılanacağımıza inanıyor olabiliriz.

  • Birilerinin bizimle ilişkiye başlamak istemeyişini doğrudan kendimizde gördüğümüz bir kusura, eksikliğe bağlıyor olabiliriz.

Bütün bu yapılar sonuç olarak, bize yeterlik duygumuzun oldukça kırılgan olduğunu göstermektedir. Sevilebilmemiz, kabul görebilmemiz için tam anlamıyla yeterli ve kusursuz olmamız gerektiği inancı, çocukluğumuzdan bu yana zihnimize yerleşmiş olabilir.

Peki, reddedilme korkusuyla savaşırken sıklıkla yaptığımız hatalar neler?

  • Reddedilme ihtimalimizin olduğu alanlardan kaçınmak

Bu tarz bir başa çıkma yönteminde, ilişkilerden bütünüyle kaçınabilir ve hatta kendimizi ilişkilerin gereksiz olduğuna ikna etmeye çalışabiliriz. Sonuç olarak ihtiyacımız olan sevgi, ilgi ve yakınlıktan kendi kendimizi mahrum bırakmış oluruz.

  • Reddedilme ihtimalini en aza indirmek için mükemmel olmaya çabalamak

Eğer mükemmeliyetçi bir tutumla reddedilme ihtimalini en aza indirmeye çalışıyorsak ilişkileri, sürekli kendimizi en hazır hissedeceğimiz bir ana erteleyebiliriz ve kendimizden tatmin olmamız oldukça uzun zaman alabilir.

Bunun bir diğer yönü ise, karşımızdaki kişiye kendimizi mükemmel sunmaya çalışmamız sonucunda narsisist bir görünüm sergileme ihtimalimizdir. Yüksek ihtimalle böyle bir görünüm, ilişki kurmayı umduğumuz kişiyi bizden uzaklaştıracaktır.

  • Birlikte olmak istediğimiz kişiye kendimizi sevdirmek adına aşırı fedakarlıklarda bulunmak

Bazen karşı tarafın cevabını kontrol etme çabasıyla aşırı fedakarlıklarda bulunabiliriz. Bu durumun uzun sürmesi sonucunda karşımızdaki kişi arkadaşlık ilişkisi moduna alışabilir ve hatta bu ilişkiden keyif almaya başlayabilir. Sonuç olarak "ben seni arkadaşım olarak görüyorum." tepkisiyle karşı karşıya kalabiliriz.

Bu başa çıkma yönteminin yol açtığı diğer bir durum ise her an sevgili olacağımız günü beklerken, diğer seçeneklerimizi göremez bir hale gelme durumumuzdur. Bir adım ilerisine gitmesini beklediğimiz arkadaşlık ilişkisi içerisinde sıkışıp kalırız ve bu ilişkiden kopmaya cesaret edemeyiz.

  • Birlikte olmak istediğimiz kişinin cazip bulduğu özelliklere sahip olmaya çalışmak, olmadığımız biri gibi davranmak

Reddedilme ihtimalini en aza indirmek adına yapılan hatalardan biri de birlikte olmayı umduğumuz kişiyi takibe almak ve bu takip sonucu elde ettiğimiz bilgilerden yola çıkarak, kendimizi, o kişinin beğenebileceği bir hale getirmeye çabalamaktır. Bu yöntem kimi zaman ilişkiye başlama noktasında işe yarasa dahi ilerleyen zamanlarda ilişki sürecinde bir takım sorunları da beraberinde getirmesi kaçınılmazdır.

Neler Yapabiliriz?

Öncelikli olarak reddedilmeyi neden bu derece kişisel bir durum olarak algıladığımızı iyi incelememiz gerekmektedir.

Ne zamandan beri reddedilmeye karşı bu kadar duyarlıyız?

Reddedildikten sonra zihnimize hücum eden düşünceler neler ve bu düşünceler ne kadar geçerli?

İlişkilerin bitebilen bir yapıda olduğunu ve beklenildiği gibi başlamayabileceğini fark etmemiz, kontrolümüzün olmadığı alanlarda kontrol sahibi olma çabamızdan vazgeçmemiz gerekmektedir.

Bazen reddedilmeye karşı duyarlı oluşumuz, bizi, reddetme potansiyeli yüksek kişilerle ilişki kurma isteğine sürükleyebilir. Bu yapıyı farkında olmamız ve karşımızdaki kişinin bizde yarattığı duyguyu iyi analiz etmemiz gerekmektedir.

Bütün bu farkındalığın ardından en temel panzehir risk almaktır. Sonuç olarak reddedilme deneyimi yaşayıp hala hayatta kalabildiğimizi görmek ve reddedilen olarak kendimizde kusur ve yetersizlik aramak yerine reddeden kişinin kendi hayatıyla ilişkili bir takım sebeplerinin bulunabileceğini aklımızda tutmakta fayda var.

Bir sonraki yazı "İlişkiye Başlama Sürecinde Neler Yaşıyoruz? 2- Niyeti Ciddi Mi?"

  • Grey Twitter Icon